Evden Çalışan Müdürü Devamsızlıktan Kovdu! Mahkeme 30 Günlük Primi Delil Saydı

İşverenin bilgisiyle evden çalışan müdür devamsızlık gerekçesiyle çıkarıldı. BAM, aynı ay 30 gün prim bildirildiğini tespit ederek işe iadeye hükmetti.

Evden Çalışan Müdürü Devamsızlıktan Kovdu! Mahkeme 30 Günlük Primi Delil Saydı

Pandemiyle hayatımıza giren ve birçok iş yerinde kalıcı hale gelen evden çalışma düzeni, yargıya taşınan bir işten çıkarma davasında belirleyici oldu. İşverenin bilgisi dahilinde evden çalışan bir dış ticaret müdürü, iş yerine gelmediği gerekçesiyle devamsızlıktan işten çıkarıldı. Ancak işverenin aynı ay için çalışanın sigorta primini 30 gün üzerinden tam bildirmesi, davanın seyrini değiştirdi. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), çalışanın uzaktan çalışmaya devam ettiğini ve devamsızlık kastı bulunmadığını belirterek işe iadesine hükmetti.

Karar, ofise dönüş politikaları nedeniyle işverenleriyle anlaşmazlık yaşayan ve fiilen evden çalışmaya devam eden çok sayıda çalışan için emsal niteliği taşıyor.

Evden Çalışan Müdürü Devamsızlıktan Kovdu! Mahkeme 30 Günlük Primi Delil Saydı

Dava nasıl başladı?

İş mahkemesinde dava açan çalışan, iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli bir neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersiz sayılmasını, işe iadesini ve işe iadeye bağlı mali haklarının ödenmesini talep etti. İşveren ise sözleşmenin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istedi.

İlk derece mahkemesi işvereni haklı buldu

İş mahkemesi, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde evden çalışmaya ilişkin bir onay bulunmadığına dikkat çekti. Mahkemeye göre çalışan, çalışma düzenini tek taraflı olarak belirleyemezdi ve kendi isteğiyle iş yerine gitmemişti. İşverenin devamsızlık tutanakları tutmasının ardından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği sonucuna varan mahkeme davayı reddetti.

İstinafta 30 günlük prim detayı

Çalışanın avukatı kararı istinafa taşıdı. Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, işçinin devamsızlık gerekçesiyle çıkarıldığı ayda SGK hizmet dökümünde 30 günlük sigorta priminin bildirildiğini tespit etti. Bu, işverenin o ay boyunca çalışanı fiilen çalışıyor kabul ettiği anlamına geliyordu.

Davacı tanığı, iş yerinde evden çalışma sisteminin uygulandığını, kendisinin ve satın alma müdürünün de evden çalıştığını anlattı. Davalı işverenin tanığı bile çalışanın iş yerine gelmediği dönemde bir süre evden çalıştığını ve bunu e-postalarından gördüğünü söyledi. Mahkeme, işverenin uzaktan çalışmaya uzun süre itiraz etmemesi nedeniyle bu çalışma biçiminin itirazsız kabul edilen bir uygulamaya dönüştüğünü değerlendirdi.

"Devamsızlık kastı yok"

Bölge Adliye Mahkemesi kararında, işverenin ay sonuna kadar devamsızlık tutanağı tutmadığına ve SGK'ya çalışma gün sayısını tam bildirdiğine dikkat çekti. O tarihe kadar uzaktan çalışmaya izin verildiği, uzaktan çalışma sisteminin kabul edilmediğine ya da kaldırıldığına dair çalışana herhangi bir bildirim yapılmadığı vurgulandı. Mahkemeye göre işverenin yapması gereken, çalışma düzeninde değişiklik yapacaksa bunu çalışana açıkça bildirmekti; doğrudan devamsızlık tutanağı tutmak değil.

Mahkeme, "davacının devamsızlık yapma kastı bulunmadığı, uzaktan çalışma sistemi ile işine devam ettiği" sonucuna vardı. Feshin haklı nedene dayandığının ispatlanamadığını belirten BAM, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak feshin geçersizliğine ve çalışanın işe iadesine hükmetti.

Uzaktan çalışma kanunda nasıl düzenleniyor?

İş Kanunu'na göre uzaktan çalışma, işçinin iş görme ediminin evde ya da teknolojik iletişim araçlarıyla iş yeri dışında yerine getirilmesine dayanan bir çalışma şekli. Kanun, uzaktan çalışmanın yazılı olarak kurulmasını öngörüyor. Ancak yargı kararları, yazılı sözleşme olmasa bile işverenin uzun süre itiraz etmeden kabul ettiği bir uygulamanın, iş ilişkisinin fiili bir parçası haline gelebileceğini gösteriyor.

Çalışanlar ve işverenler neye dikkat etmeli?

Hukukçular, evden çalışan çalışanların yaptıkları işi belgeleyebilecek e-posta, toplantı kaydı ve iş takip sistemi verilerini saklamasını öneriyor. İşverenler açısından ise karar önemli bir uyarı niteliğinde. Ofise dönüş ya da çalışma düzeninde değişiklik isteyen işverenin bunu yazılı olarak ve makul bir süre tanıyarak bildirmesi, ardından uyulmaması halinde süreç başlatması gerekiyor. Aynı ay için hem tam gün prim bildirip hem de devamsızlık iddiasıyla fesih yapmak, mahkemede işvereni zor durumda bırakabiliyor.

İşe iade davası kazanan çalışan, kararın kesinleşmesinden sonra 10 iş günü içinde işverene başvurarak işe dönmek istediğini bildirmek zorunda. İşveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa, işe başlatmama tazminatı ve dört aya kadar boşta geçen süre ücretini ödemekle yükümlü oluyor.