En Düşük Emekli Aylığı Açlık Sınırının 14 Bin TL Altında! TÜED Tepki Gösterdi
Açlık sınırı 38.024 TL'ye çıkarken en düşük emekli aylığı 23.552 TL'de kaldı. TÜED, aylığın açlık sınırının yüzde 38,06 altında olduğunu açıkladı.
Ocak zammı hesapları sürerken emeklilerin geçim sıkıntısı yeniden gündemin ilk sırasına oturdu. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Genel Başkanı Kazım Ergün, açlık sınırının 38 bin 24 liraya yükselmesine karşın en düşük emekli aylığının 23 bin 552 lirada kaldığını belirterek, iki rakam arasındaki farkın 14 bin 472 liraya ulaştığını açıkladı. Ergün'e göre en düşük emekli aylığı açlık sınırının yüzde 38,06 altında kalıyor ve açlık sınırının yalnızca yüzde 61,94'ünü karşılayabiliyor.
Açlık sınırı, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için her ay yapması gereken asgari gıda harcamasını ifade ediyor. Bu tutara kira, fatura, ulaşım, giyim ve eğitim gibi gıda dışı zorunlu harcamalar dahil değil. Yani en düşük emekli aylığı, yalnızca mutfak masrafını karşılamakta bile yetersiz kalıyor.
"Kabul edilemez bir insanlık ayıbı"
Ergün açıklamasında, "Ömrünü ülkesine hizmet ederek geçiren milyonlarca emeklimizin açlık sınırının yüzde 38,06 altında bir aylıkla yaşamaya mahkûm edilmesi, kabul edilemez bir insanlık ayıbıdır" ifadelerini kullandı. En düşük emekli aylığı ile açlık sınırı arasındaki 14 bin 472 liralık farkın, emeklilerin içine sürüklendiği ekonomik çıkmazın en açık göstergesi olduğunu vurgulayan Ergün, yıllarca çalışıp prim ödeyen insanların hayatlarının son döneminde açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmesinin sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını söyledi.
"TÜFE farkı zam değildir"
Emekli aylıklarına yalnızca enflasyon farkı verilmesinin bu gelir uçurumunu kapatamayacağını savunan Ergün, "TÜFE farkı zam değildir. Emeklilerimizin kaybettiği alım gücünün telafi edilmesi, milli gelir artışından ve refahtan hak ettiği payı alması zorunludur" dedi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıkları her yıl ocak ve temmuz aylarında, önceki altı aylık enflasyon oranında artırılıyor. Bu yöntem enflasyonun aşındırdığı kaybı telafi etmeyi amaçlıyor, ancak refah payı içermediği için emeklinin alım gücünü artırmıyor.
TÜED'in talepleri neler?
Ergün, derneğin taleplerini şöyle sıraladı: En düşük emekli aylığı öncelikle açlık sınırının üzerine çıkarılmalı, seyyanen zam ve intibak düzenlemesiyle aylıklar arasındaki adaletsizlikler giderilmeli. "Emeklilerimiz sadaka değil, yıllarca verdikleri emeğin karşılığını ve insanca yaşayabilecekleri bir aylığı istiyor" diyen Ergün, emeklinin açlık sınırının altında yaşadığı bir ülkede sosyal adaletten söz edilemeyeceğini ifade etti.
İntibak düzenlemesi, aynı prim gününü ve kazancı olan ancak farklı yıllarda emekli olan kişiler arasındaki aylık farklarının giderilmesi anlamına geliyor. Emekli dernekleri uzun süredir, özellikle 2000'li yıllarda yapılan hesaplama değişiklikleri nedeniyle oluşan farkların kapatılmasını talep ediyor.
Ankara'da hangi seçenekler konuşuluyor?
Emeklilere yönelik yıl sonu düzenlemesine ilişkin Ankara kulislerinde farklı seçenekler değerlendiriliyor. En düşük emekli aylığı için seyyanen zam ve enflasyonun üzerinde refah payı verilmesi gibi alternatiflerin masada olduğu, düzenlemenin Cumhurbaşkanı tarafından açıklanmasının beklendiği belirtiliyor. Yıl sonu enflasyon beklentisine göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ocakta yüzde 10 civarında zam yapılması gündemde. Bu oran uygulandığında en düşük aylığın yaklaşık 26 bin liraya çıkacağı hesaplanıyor. Ancak bu tutar da açlık sınırının belirgin şekilde altında kalıyor.
Emekli sayısı 17 milyonu aştı
Türkiye'de SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'ndan aylık alan emekli sayısı 17 milyonu aşmış durumda. Bu kesimin önemli bir bölümü en düşük emekli aylığı seviyesinde ya da ona yakın aylık alıyor. Pek çok emekli, geçimini sürdürebilmek için emeklilik sonrasında da çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor. Kira artışları, gıda fiyatları ve sağlık harcamaları, sabit gelirli emeklilerin bütçesini en çok zorlayan kalemlerin başında geliyor.
Gözler kasım verilerinde
Emeklilerin ocak ayında alacağı zammın büyük bölümünü belirleyecek ekim enflasyonu 3 Kasım'da açıklanacak. Türk-İş'in her ay açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verileri de emekli dernekleri ve sendikaların taleplerinin temel dayanağı olmaya devam ediyor. Yıl sonuna kadar netleşmesi beklenen emekli düzenlemesinin, en düşük aylıkla açlık sınırı arasındaki makası ne ölçüde kapatacağı merak konusu.