Asgari Ücret Açlık Sınırının 9 Bin Lira Gerisinde! TÜRK-İŞ Rakamları Dikkat Çekti
TÜRK-İŞ'in eylül araştırmasına göre dört kişilik ailenin açlık sınırı 37.800 lirayı, yoksulluk sınırı 123.130 lirayı aştı. Net asgari ücret ise 28.075 lirada kalıyor.
Asgari ücrete ocak ayında yapılacak zam için geri sayım sürerken, milyonlarca çalışanın geçim şartlarını gösteren güncel veriler de tartışmanın merkezine oturdu. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (TÜRK-İŞ) her ay düzenli olarak açıkladığı araştırmanın eylül sonuçlarına göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması 37 bin 800 lirayı aştı. Bu rakam, 28 bin 75 lira 50 kuruş olan net asgari ücretin belirgin şekilde üzerinde bulunuyor.
Açlık sınırı 37.800 lira
TÜRK-İŞ'in Eylül 2026 araştırmasına göre Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı 37 bin 800 lira 92 kuruşa yükseldi. Hesaplamaya göre bu tutar, net asgari ücretin yaklaşık 9 bin 725 lira üzerinde bulunuyor. Başka bir ifadeyle, tek başına asgari ücretle geçinen dört kişilik bir hane, sadece mutfak masrafını bile karşılamakta zorlanıyor.
Yoksulluk sınırı 123 bin lirayı geçti
Gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplamını gösteren yoksulluk sınırı ise 123 bin 130 liraya ulaştı. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 48 bin 884 lira 82 kuruş olarak hesaplandı. TÜRK-İŞ, bu tutarların bir ücret önerisi değil, haneye girmesi gereken toplam geliri ifade ettiğinin altını çiziyor.
Mutfak enflasyonu yıllık yüzde 35
Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı eylülde bir önceki aya göre yüzde 1,10 arttı. On iki aylık değişim oranı yüzde 35,14, yıllık ortalama artış yüzde 39,78 olarak gerçekleşti. Yılın ilk dokuz ayındaki artış ise yüzde 25,40 oldu. Mutfak enflasyonunun genel enflasyonun üzerinde seyretmesi, gelirinin büyük kısmını gıdaya harcayan dar gelirli haneleri daha fazla etkiliyor.
Asgari ücrete ne kadar zam gelecek?
2027 yılında geçerli olacak asgari ücret, aralık ayında işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun toplantılarıyla belirlenecek. Komisyonun en çok dikkate aldığı veriler arasında enflasyon, geçim endeksi ve işçi maliyeti bulunuyor. Merkez Bankası ve ekonomistlerin yıl sonu enflasyon tahminlerinin yüzde 28-30 bandında yoğunlaşması, zam oranına ilişkin beklentileri de bu çevrede tutuyor.
2027 bütçesinde asgari ücret vergi istisnası desteği için ayrılan kaynağın bir önceki yıla göre yüzde 33,7 artırılması da kulislerde zammın büyüklüğüne ilişkin bir ipucu olarak yorumlanıyor. Ancak kesin oran, komisyon görüşmelerinin ardından aralık ayının sonunda açıklanacak.
Sendikalar ne istiyor?
İşçi sendikaları, asgari ücretin en azından açlık sınırının üzerine çıkarılmasını ve gelecek yıl enflasyonun altında kalmaması için ara zam mekanizması kurulmasını talep ediyor. İşveren kesimi ise artan maliyetler, yüksek faiz ortamı ve ihracattaki rekabet baskısı nedeniyle yüksek bir zammın istihdamı olumsuz etkileyebileceği görüşünde. Hükümet tarafı ise enflasyonla mücadele programı ile çalışanların alım gücünü koruma hedefi arasında bir denge gözetileceğini vurguluyor.
Bekar çalışan için de tablo zor
Araştırmada bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 48 bin 884 lira olarak hesaplandı. Bu rakam, tek başına yaşayan ve kira ödeyen bir asgari ücretlinin bile temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını gösteriyor. Özellikle büyükşehirlerde kira bedellerinin asgari ücretin yarısını aştığı düşünüldüğünde, gençlerin aile yanından ayrılma yaşının yükseldiği ve birden fazla kişinin aynı evi paylaştığı görülüyor.
Asgari ücretli ailelerin destek hakları
Geliri düşük olan haneler, asgari ücretin yanında bazı sosyal destek programlarından da yararlanabiliyor. Hane içinde kişi başına düşen gelirin belirli bir sınırın altında kaldığı ailelere yönelik Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla yapılan yardımlar, çocuklu ailelere sağlanan şartlı eğitim ve sağlık destekleri bunların başında geliyor. Başvurular, ikamet edilen ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na ya da e-Devlet üzerinden yapılabiliyor.