Sayıştay 32 Belediyede Vekalet Skandalını Tespit Etti! Yıllardır Sınav Yapılmıyor
Sayıştay'ın 2025 belediye denetimlerinde 32 idarede vekaleten görevlendirmenin kalıcı atama yöntemine dönüştüğü tespit edildi. Bazı belediyelerde müdürlüklerin neredeyse tamamı vekaletle yürütülüyor.
Belediyelerde çalışan memurların kariyer ve görevde yükselme haklarını doğrudan ilgilendiren önemli bir tespit Sayıştay raporlarına yansıdı. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu vekaleti geçici ve istisnai bir yöntem olarak düzenlemesine rağmen, Sayıştay'ın 2025 yılı belediye denetimleri bu yöntemin pek çok idarede kalıcı bir atama usulüne dönüştüğünü ortaya koydu. 431 denetim raporunun 32'sinde, vekaleten ya da tedviren görevlendirmenin genel ve sürekli bir uygulama haline geldiği belirlendi.
Müdürlüklerin neredeyse tamamı vekaletle yönetiliyor
Raporlara göre bazı belediyelerde müdürlüklerin neredeyse tamamı vekaletle yürütülüyor. Bazı idarelerde ise yıllardır görevde yükselme sınavı yapılmıyor. Bu durum, yönetici kadrolarına sınavla ve liyakatle yükselmeyi bekleyen memurların önünü tıkıyor. Sayıştay, uygulamanın kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı olduğunu, iç kontrol sistemi bakımından da zafiyet oluşturduğunu değerlendirdi.
Kanun vekaleti sadece 4 durumda öngörüyor
657 sayılı Kanun'un "Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları" başlıklı 86'ncı maddesi, memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması ya da görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine vekil atanabileceğini düzenliyor. Vekil, kurum içinden, diğer kurumlardan ya da açıktan atanabiliyor. Bu haller dışında boş kadrolara ait görevler ise gerek görülürse memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebiliyor.
Sayıştay'a göre vekalet, kamu hizmetlerinde sürekliliği sağlamak amacıyla yalnızca geçici ve istisnai hallerde başvurulabilecek bir yöntem. Bu şekilde yapılan görevlendirmelerin, 657 sayılı Kanun'un dayandığı sınıflandırma, kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde yapılması gereken asaleten atamaya alternatif oluşturacak biçimde genel ve uzun süreli kullanılması mümkün değil.
İç kontrol standardına da aykırı
Raporlarda ayrıca 26 Aralık 2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu İç Kontrol Standartları Tebliği'nin "Faaliyetlerin sürekliliği" başlıklı 11'inci standardına atıf yapıldı. Bu standart, yalnızca gerekli hallerde ve usulüne uygun olarak vekil personel görevlendirilebileceğini öngörüyor. Sayıştay'a göre vekaletin kural haline gelmesi, bu standarda da aykırılık teşkil ediyor.
"Tedviren" görevlendirmenin kanunda karşılığı yok
Raporların dikkat çektiği ikinci önemli nokta, uygulamada sıkça başvurulan "tedviren" görevlendirme. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ve Manisa Büyükşehir Belediyesi raporlarında, 657 sayılı Kanun'da ve değişikliklerinde "tedviren" görevlendirme adı altında bir görevlendirme türüne yer verilmediği vurgulandı. Sayıştay, bir görevin ancak asaleten, vekaleten ya da ikinci görev olarak yürütülebileceğini hatırlattı.
Memurlar açısından ne anlama geliyor?
Vekaletin uzun süre devam etmesi, hem vekaleten görev yapan personel hem de o kadroya sınavla yükselmeyi bekleyen memurlar için sorun yaratıyor. Vekaleten görev yapan memur, kadronun sorumluluğunu taşırken asıl kadronun tüm mali haklarından yararlanamayabiliyor. Öte yandan görevde yükselme sınavı açılmadığı için kariyer planlaması yapan memurlar yıllarca aynı kadroda beklemek zorunda kalıyor.
Uzmanlar, görevde yükselme sınavlarının düzenli aralıklarla yapılmasının hem liyakat ilkesinin korunması hem de çalışanların motivasyonu açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor. Sınav yapılmayan kurumlarda memurların sendikaları aracılığıyla ya da yazılı başvuruyla sınav açılmasını talep edebildiği hatırlatılıyor.
Vekalet ücreti nasıl ödeniyor?
657 sayılı Kanun'a göre vekaleten görev yapan memura, belirli şartlarla vekalet ettiği kadronun aylık ve ödeneklerinden bir kısmı vekalet ücreti olarak ödenebiliyor. Ancak boş kadrolara yapılan ücretsiz vekalet görevlendirmelerinde bu ödeme yapılmıyor. Bu da yıllarca bir müdürlüğü yöneten ancak aynı maaşı almaya devam eden memurların ortaya çıkmasına neden oluyor. Sayıştay'ın tespitleri, bu hak kaybının da yeniden tartışılmasına yol açabilir.
Sayıştay raporları neden önemli?
Sayıştay'ın denetim raporları TBMM'ye sunuluyor ve kamuoyuyla paylaşılıyor. Raporlarda yer alan tespitler, ilgili idarelerin uygulamalarını düzeltmesi için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Raporlarda adı geçen belediyelerin, vekaleten yürütülen kadrolar için asaleten atama ve görevde yükselme sınavı takvimi oluşturması bekleniyor. Bu süreç, belediyelerde çalışan binlerce memurun yönetici kadrolarına yükselme şansını doğrudan etkileyecek.