Kapalıçarşı'da Kuyumcular Kepenk Kapatıyor! Yerlerine Bakın Kimler Geldi
Altın fiyatlarının zirveden yüzde 28 gerilemesi ve zayıflayan alım gücü Kapalıçarşı'yı vurdu. Kapanan kuyumcuların yerini baharatçılar ve taklit ürün satıcıları alıyor.
Yüzyıllardır Türkiye'nin altın ve mücevher ticaretinin kalbi olan İstanbul Kapalıçarşı'da dikkat çeken bir dönüşüm yaşanıyor. İç piyasada alım gücünün zayıflaması, altın fiyatlarındaki sert geri çekilme ve yüksek faizin yatırımcıyı altından uzaklaştırması, kuyumculuk faaliyetlerini zorlaştırdı. Sektör temsilcilerine göre çarşıda kapanan kuyumcu sayısı giderek artıyor; boşalan dükkânların yerini ise baharatçılar, hediyelik eşya satıcıları ve esnaf arasında "çakma" olarak adlandırılan taklit ürün satan işletmeler alıyor.
İstanbul Ticaret Odası Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı Ercan Özboyacı, durumu "Satışlar durma noktasında. Kapanan kuyumcu sayısı oldukça fazla" sözleriyle özetledi.
Altın zirveden yüzde 28 geriledi
Kuyumcuları zorlayan başlıca etkenlerden biri altın fiyatlarındaki düşüş. Uluslararası piyasalarda 29 Ocak'ta yaklaşık 5 bin 595 dolarla tarihi zirvesini gören ons altın, 27 Ekim sabahı 4 bin 1 dolara geriledi. Böylece ons başına kayıp yaklaşık 1.594 dolara, oransal olarak yüzde 28,5'e ulaştı. Aynı dönemde 7 bin 816 liraya kadar çıkan gram altın ise 6 bin 403 liraya inerek zirvesinin yaklaşık 1.413 lira, yani yüzde 18,1 altında kaldı.
Özboyacı, altındaki düşüş ve faiz gelirlerinin yüksek getirisinin yatırımcıları altından uzaklaştırdığını belirtti. Vatandaşın elindeki birikimi mevduata yönlendirmesi, hem yatırım amaçlı alımları hem de düğün, nişan gibi geleneksel takı alışverişlerini olumsuz etkiliyor.
İhracatta fiyat avantajı kapandı
Sektörün dış pazardaki durumu da değişiyor. 2023'ten bu yana Türkiye ile uluslararası piyasa arasında oluşan fiyat farkı, yurt içinde üretilen altın takıların yurt dışındaki rakiplerine göre pahalı kalmasına yol açmış, ihracat ve turistlere yapılan satışlar üzerinde baskı oluşturmuştu. Son aylarda bu fark Türkiye lehine dönse de yeniden kapanmaya başladı.
Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Özcan, geçmiş aylarda kilogram başına 1.500 dolar eksiye kadar düşen farkın şu sıralar 300 dolarla başa baş noktasına geldiğini söyledi. Özcan, "1.500 dolara kadar oluşan fiyat avantajı ihracata yansıdı. Yüksek ihracat rakamlarına ulaşıldı ancak şimdi zirveden düşüş başladı. Zaten ihracatta da artan taraf külçe altın tarafı. İşçiliğin olduğu ve üreticileri ayakta tutan işlenmiş takı ihracatında düşüş var" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre mücevherat sektörü ihracatı bu yılın ocak-eylül döneminde yüzde 10,8 artışla 6,86 milyar dolara yükseldi. Ancak bu artışın büyük bölümü külçe altından geliyor; emeğin yoğun olduğu işlenmiş takıda ise gerileme yaşanıyor.
Çarşının dokusu değişiyor
Kapalıçarşı yalnızca altın ve mücevher satılan bir alışveriş merkezi değil; değerli taş, tasarım, el işçiliği ve geleneksel zanaatların bir arada bulunduğu büyük bir ticaret ekosistemi. Bu nedenle kuyumcuların kapanması yalnızca dükkân sayısındaki azalmayla sınırlı kalmıyor. Mücevherat ticaretinin çevresinde çalışan tamirciler, ustalar, taş işleme ve tasarım atölyeleri ile diğer tedarikçiler de daralmadan etkilenme riskiyle karşı karşıya.
Altın ve mücevherat işinin yüksek sermaye gerektirmesi, fiyat farkı ve satışlardaki düşüşle birleşince kuyumcular için ayakta kalmak zorlaşıyor. Buna karşılık daha düşük sermayeyle çalışabilen, turistlere yönelik farklı ürün grupları satan işletmeler boşalan alanlarda kendine yer buluyor. Geçmişte yalnızca kuyumcu vitrinlerinin parladığı ana caddede artık hediyelik eşya dükkânları ve baharatçılar dikkat çekiyor.
Altın almayı düşünenler için ne anlama geliyor?
Fiyatlardaki geri çekilme, düğün ya da birikim amacıyla altın almayı planlayanlar için zirveye göre daha düşük seviyeler anlamına geliyor. Ancak uzmanlar, altın fiyatlarının küresel faiz kararları, dolar endeksi ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak kısa vadede sert dalgalanabileceğini hatırlatıyor. Takı alırken işçilik bedelinin ayrıca fiyatlandığını, yatırım amaçlı alımlarda ise gram, çeyrek ya da külçe gibi düşük işçilikli ürünlerin tercih edilmesinin maliyet açısından daha avantajlı olduğunu vurguluyorlar.